6 Haziran 2012 Çarşamba
Leyla ile MecnunLeyla ile Mecnun
Bizim okulda Leyla ile Mecnun'un söyleşisi olmuştu, sınavım mı vardı neydi, gidememiştim.
Az evvel söyleşiden bir parça izledim. Neden böyle konuşuyor bu insanlar (izleyiciler) bilemedim.
Bir halt anlamadım sorulanlardan, konuştuklarından, daha doğrusu konuşamamalarından.
Bir düzey eksikliği midir, bir ne konuştuğunu bilememe midir? Şaklabanlık mıdır? Hayal dünyası mıdır? Nedir bu? Ben çözemedim.
Belki de empati kuramıyorum, ne haltsa artık.
Leyla ile Mecnun'a gelince:
Dizide her şey olabiliyor. Hiçbir şey mükemmel gitmiyor, hiçbir şey hep komik ya da hüzünlü gitmiyor. Herkes birilerini kaybedip kazanabiliyor. Sevinci ve kederi aynı ölçüde tadabiliyor.
Diziye dair hiçbir şey sormazdım herhalde. Öylece izlemeyi seviyorum ben onu, bu niye böyle, ya da o nolcak sonraki bölümlerde kimse anlatmasın.
Özel şeyler sorardım ben orda olsaydım.
-Burak Aksak bunları bu genç yaşında nasıl yazıyor, nerden geliyor bu ilham onu sorardım. Bu sonucun arkasındaki birikim nedir acaba? Dizideki tüm laflar aynen onun mu onu sorardım.
-Bu oyuncular bu karakterleri nasıl bu hale getirebiliyor onu sorardım. Hele İskender karakteri..
-Mümtaz Taylan, canım, o kadar seviyorum ki, sezon finalinde kalp krizi de geçirttiler zaten acayip meraklardayım.
- Burak Aksak'ın dizide yapmak isteyip de yapamadığı şeyleri sorardım. Elinde olmayan şeyleri. Tabi bir de yapmak istemeyip de yaptığı şeyleri.
-Ve tabi Serkan Keskin.. Onun dizideki halleri, onun sahneleri ayrı bir güzel. Merak ediyorum o tonlamaları kendi mi uyduruyor, yoksa planlı mıydı bunların hepsi?
Bir de ıslıklar da kendi eseri mi acaba? Islıklar favorim
Diziyi aynen izliyorum tabi ama gene de naçizane fikrimi söylemek gerekirse, yeni Leyla'larla bi olmadı sanki, iki Leyla beni açmadı pek. Aslında Şirin farklı bir renkti tabi, aptal Arda gitti, zeki Şirin geldi gibi oldu, bir leyla gitti, hemen başkasına aşık oldu gibi de olmadı, aynı tema da işlenmedi böylece ama belki de eski aşk ortamı (normal olarak) olmadığı için alışamadım ben. Yeni sezonda neler olacak hakkaten merakla bekliyorum. Aynı şeyleri pişirip koymaması açısından güveniyorum aslında, ama gideni de aratmazsa süper olur.
Az evvel söyleşiden bir parça izledim. Neden böyle konuşuyor bu insanlar (izleyiciler) bilemedim.
Bir halt anlamadım sorulanlardan, konuştuklarından, daha doğrusu konuşamamalarından.
Bir düzey eksikliği midir, bir ne konuştuğunu bilememe midir? Şaklabanlık mıdır? Hayal dünyası mıdır? Nedir bu? Ben çözemedim.
Belki de empati kuramıyorum, ne haltsa artık.
Leyla ile Mecnun'a gelince:
Dizide her şey olabiliyor. Hiçbir şey mükemmel gitmiyor, hiçbir şey hep komik ya da hüzünlü gitmiyor. Herkes birilerini kaybedip kazanabiliyor. Sevinci ve kederi aynı ölçüde tadabiliyor.
Diziye dair hiçbir şey sormazdım herhalde. Öylece izlemeyi seviyorum ben onu, bu niye böyle, ya da o nolcak sonraki bölümlerde kimse anlatmasın.
Özel şeyler sorardım ben orda olsaydım.
-Burak Aksak bunları bu genç yaşında nasıl yazıyor, nerden geliyor bu ilham onu sorardım. Bu sonucun arkasındaki birikim nedir acaba? Dizideki tüm laflar aynen onun mu onu sorardım.
-Bu oyuncular bu karakterleri nasıl bu hale getirebiliyor onu sorardım. Hele İskender karakteri..
- Burak Aksak'ın dizide yapmak isteyip de yapamadığı şeyleri sorardım. Elinde olmayan şeyleri. Tabi bir de yapmak istemeyip de yaptığı şeyleri.
-Ve tabi Serkan Keskin.. Onun dizideki halleri, onun sahneleri ayrı bir güzel. Merak ediyorum o tonlamaları kendi mi uyduruyor, yoksa planlı mıydı bunların hepsi?
31 Mayıs 2012 Perşembe
29 Mayıs 2012 Salı
Merak ediyorum
Sultan diye bir dizi çıkıyormuş. Bir tek fragmanını gördüm otobüste giderken.
Merak ettim, öyle bütün kıvrımlarını fıstık gibi gösteren, mis gibi de göğüs dekoltesi olan çok şahane bir kırmızı elbiseyle doğu bölgelerinin neresinde kıvırta kıvırta yürüyebiliyormuş kızlar ?
Biraz sahici olsalar ne iyi olurmuş. (fragmana yönelik konuşuyorum tabi sadece)
Merak ettim, öyle bütün kıvrımlarını fıstık gibi gösteren, mis gibi de göğüs dekoltesi olan çok şahane bir kırmızı elbiseyle doğu bölgelerinin neresinde kıvırta kıvırta yürüyebiliyormuş kızlar ?
Biraz sahici olsalar ne iyi olurmuş. (fragmana yönelik konuşuyorum tabi sadece)
28 Mayıs 2012 Pazartesi
Behzat'a uzanan eller kırılsın!
Behzat Ç.'ye uzanan eller kırılsın!
Ankara polisiyesinin dün geceki bölümü, sevenleri tarafından ''Behzat'a uzanan eller kırılsın'' sloganları eşliğinde Kızılay'da izlendi.
'Behzat Ç.' dizisi sevenleri Başkent'in merkezi Kızılay'da bir araya gelerek dizinin bu haftaki bölümünü izledi. Kızılay Yüksel Caddesi'nde toplanan kalabalık grup, Çankaya Belediyesi'nin kurduğu dev ekranda diziyi kaldırımlara oturarak izledi. Etkinliğe katılan Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık, halkın ilgi gösterdiği kültür sanat etkinlikleri arasında 'Behzat Ç.'nin çok özel bir yer tuttuğunu ifade ederek, dizinin yarattığı sevgi ortamının değerli olduğunu söyledi.
Tanık, şöyle devam etti:
''Halkın içinden, halkın nabzını tutan bir dizi olduğunu düşünüyorum. 'Behzat Ç.' ile ilgili son günlerde yaşanan çeşitli polemikleri kayda değer bulmuyorum. Asıl olan vatandaşın ilgisi ve sahiplenmesidir. Onu da her yerde görüyoruz. Yurttaşın her yerde ilgiyle izlediği bir dizi ve görsel sanat şöleni. Her şeyin ötesinde bir Ankara polisiyesi. Ankara'ya sahip çıkmak adına Ankara polisiyesine sahip çıkmak gerektiğini de düşünüyorum.''
Tanık, şöyle devam etti:
''Halkın içinden, halkın nabzını tutan bir dizi olduğunu düşünüyorum. 'Behzat Ç.' ile ilgili son günlerde yaşanan çeşitli polemikleri kayda değer bulmuyorum. Asıl olan vatandaşın ilgisi ve sahiplenmesidir. Onu da her yerde görüyoruz. Yurttaşın her yerde ilgiyle izlediği bir dizi ve görsel sanat şöleni. Her şeyin ötesinde bir Ankara polisiyesi. Ankara'ya sahip çıkmak adına Ankara polisiyesine sahip çıkmak gerektiğini de düşünüyorum.''
Etkinliğin düzenleyicilerinden Raşit Ünver de MHP Tekirdağ Milletvekili Bülent Belen tarafından diziye ilişkin 3 kez Meclis'e önerge sunulduğunu hatırlattı. Ünver, ''Biz de internet üzerinden kitlelere ulaşmaya çalıştık. Amacımız dizinin sevenleri olarak sessiz bir tepki göstermek'' diye konuştu. 'Behzat Ç.' sevenleri, dizinin reklam aralarında ''Behzat'a uzanan eller kırılsın'', ''Ankara uyuma, 'Behzat Ç.'ne sahip çık'' sloganları da attı. (AA)
27 Mayıs 2012 Pazar
Gelinlik MAceram Volume # 3
Maceranın Ankara ayağında olayı çözdük.
En çok beğendiğim gelinliği biraz modifiye ediyoruz.
Modelin daha net resimlerini bulduk.
Resimdeki ben değilim tabi:)
Demetrios 1420
En çok beğendiğim gelinliği biraz modifiye ediyoruz.
Modelin daha net resimlerini bulduk.
Resimdeki ben değilim tabi:)
Demetrios 1420
25 Mayıs 2012 Cuma
NApıyonuz?
Yakıt ve iletişimin anası ağlatıla ağlatıla bir hal olduk hepimiz.
Bu nasıl bir mantıktır?
Bu nasıl bir vergi oranıdır?
Faturann yarısı kadar vergi ödemek nedir yahu?
%42 vergi ne demektir?
Fiyat esnekliği çok düşük olanlara en iyi örnek mazottan sonra (belki de önce) iletişimmiş bunu da böylece öğrenmiş oldum. :(((
24 Mayıs 2012 Perşembe
KOKA KOLA İÇİNCE VÜCUDUNUZDA NELER OLDUĞUNUN FARKINDAMISINIZ ?
14 Şubat 2008 'de Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay'ın http://www.barsakforum.com/koka-kola-icince--vt352.html de yayınlanan yazısı:
1. İlk 10 dakikada: Kanınıza hemen 10 çay kaşığı kadar şeker girer. Bu normal günlük dozun 100 katı kadardır. Bulantınızın olmamasının nedeni içinde bulunan ‘fosforik asiddir’.
2. İlk 20 dakikada: Kan şekeriniz aşırı şekilde yükselir. Bunun sonucu pankreasınızda aşırı derecede insülin salgılanır ve kan şekerinin fazlası karaciğerde yağ olarak depolanmaya başlar.
3. 40 dakika içinde: Kafeinin tamamı dolaşıma girmiş olur. Kan basıncı yükselir, karaciğerden daha fazla şeker yapılarak kana geçer ve kan şekeri tekrar yükselir.
4. 45 dakika içinde: Beyinde dopamin yapımı artar, mutluluk hissi başlar (eroinin etkisine benzer bir etki meydana gelir.)
5. 60 dakika içinde: Ani açlık hissi oluşur.
6. Kolaya ve tatlılara saldırısınız.
7. Bu kısır döngü devam edttiği süre karaciğer ve göbek yağlanması artar, vücudun tüm hücrelerinde LEPTİN ve İNSÜLİN DİRENCİ gelişir.
8. Şişmanlık Hastalığını başlatmıştır ve bütün dejeneratif hastalıkların nedenidir.
Saygılarımla,
Prof. Dr. M Canan Efendigil Karatay
İç ve Kalp Hastalıkları Uzmanı
1. İlk 10 dakikada: Kanınıza hemen 10 çay kaşığı kadar şeker girer. Bu normal günlük dozun 100 katı kadardır. Bulantınızın olmamasının nedeni içinde bulunan ‘fosforik asiddir’.
2. İlk 20 dakikada: Kan şekeriniz aşırı şekilde yükselir. Bunun sonucu pankreasınızda aşırı derecede insülin salgılanır ve kan şekerinin fazlası karaciğerde yağ olarak depolanmaya başlar.
3. 40 dakika içinde: Kafeinin tamamı dolaşıma girmiş olur. Kan basıncı yükselir, karaciğerden daha fazla şeker yapılarak kana geçer ve kan şekeri tekrar yükselir.
4. 45 dakika içinde: Beyinde dopamin yapımı artar, mutluluk hissi başlar (eroinin etkisine benzer bir etki meydana gelir.)
5. 60 dakika içinde: Ani açlık hissi oluşur.
6. Kolaya ve tatlılara saldırısınız.
7. Bu kısır döngü devam edttiği süre karaciğer ve göbek yağlanması artar, vücudun tüm hücrelerinde LEPTİN ve İNSÜLİN DİRENCİ gelişir.
8. Şişmanlık Hastalığını başlatmıştır ve bütün dejeneratif hastalıkların nedenidir.
Saygılarımla,
Prof. Dr. M Canan Efendigil Karatay
İç ve Kalp Hastalıkları Uzmanı
22 Mayıs 2012 Salı
Gelinlikçi Maceram başladı
Bugün önceden randevu alıp gittiğim Beyaz Butik'teydik.
Gayet güzel ağırlandık.
3 tane gelinlik seçtim denedim.
1 tanesini kendime yakıştırdım.
Yakıştırdığım gelinlik
Gayet güzel ağırlandık.
3 tane gelinlik seçtim denedim.
1 tanesini kendime yakıştırdım.
Yakıştırdığım gelinlik
Maalesef fotoğrafındaha büyük hali yok. Bir de ayıptır söylemesi ben de bu modelde durduğundan çok daha güzel durmuştu. Biz tek omuz kısmı çıkarıp straplezin üstüne monte etmeyi düşündük dekolteden uzaklaşmak adına, yaparız dediler.
Taşlı ve parlak detaylı gelinlik sevmiyorum galiba öyle olanlara ısınamadım pek. Şatafatlı geldi.
Bir de tüm modeller straplez şeklinde napcaz bilmiyorum.
Ayrıca hazır gelinlik ne kadar güzel bir olaymış, ne çıkacağını önceden biliyorsun, kumaşın kalitesini rengini görebiliyorsun direkt. Daha az stres.
Neyse sonra Akay Gelinlik'e gittik
Yine güzel ağırlandık.
4 model seçtim.
Hiç birisini beğenemedim. Hem çok ağır gelinliklerdi, hem kirlilerdi, hem de ne kadar üstüme oturtmaya çalışsalar da çok hantal gösteriyordu beni. Hiç olmadı. 36 bedenim güya ama o gelinliklerle en aşağı 40 beden olmuştum.
23 Mayıs Weddies Randevumdan geldim
Çok yardımcı oldular sağolsunlar.
Denediğim gelinlikler
1- Benjamin Roberts 2109LU
Bu gelinliği gerçekten çok beğendim, dantellerle modifiye ediliyor, göğüs ve sırt kısmı sarılacak alırsam eğer, ve kısa duvakla kullanacağım.
2- Justi Alexander 8532
Bunu çok beğenmedim
3- Sincerity 3503
bu da fena değildi ama elbiseye kaçar gibi oldu iyice sanki diye şüphelerim var
Alırsak fiyonk çıkacak, bolerodaki boncuklar da (çok parlıyorlar)
Ve kısa duvakla da denedim, güzel olabiliyor.
20 Mayıs 2012 Pazar
Bugün
Bugün süpermarkette reyonların arasında keşiş kostümlü ve noel baba takma sakallı bir genç dolaşıyordu. Çok ani oldu onu görmem, resmen korktum :) Neden öyleydi acaba?
Porselen takımlardan beğendiklerim
Kütahya Porselen Fileli Serisi'nden
-Lalezar
-Troya
-Lalezar
-Troya
- Sedef (bu anneminkinin aynısı:))
Bernardo 'da YVONNE serisinde
-Caprice (indirimde 500 tl)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












.png)

