merak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
merak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ocak 2013 Salı

Bi deneyebilmek isterdim

Shweeb












Shweeb insan gücüne dayalı bireysel bir raylı sistem aracı. Yeni Zellanda'da bir eğlence aktivitesi olarak tasarlanmış. Sonra gelişmiş bir ulaşım ağı fikrine dönüşmüş. Bu Shweeb Monoray Teknolojisinin önerisi de arabayla aynı konfor ve esnekliği sağlayan ama aynı zamanda dolaylı maliyetleri olmayan bir ulaşım çözümü olmak. 
Çeşitli uygulama alanları da düşünmüşler:

ulaşım amaçlı:
*Banliyöde yaşayanlar, alışveriş yapanlar ve turistler için şehiriçi ulaşımda
*Yürüyüş yollarında
*Irmak ve tren yolu gibi engelleri aşmakta

eğlence amaçlı:
*bilimsel gezilerde
*macera parkı gezilerinde
*Safari parklarında
*Jimnastik/spor/aktivite/ sağlık merkezlerinde
*Koşu yolu-bisiklet pistlerinde

Aklıma gelen bir çok konfor sorunu var tabi. Öncelikle dışı şeffaf olduğu için güneşli günlerde üstelik bir de pedal çevirirken vücut ısımız ne olur bilemiyorum. Bunu önlemek için bir çok sistem kullanılabilir tabi, güneş panelleri bu sorunu çözebilir örneğin. Bir binip test edebilmek hiç fena olmazdı doğrusu. 













29 Mayıs 2012 Salı

Merak ediyorum

Sultan diye bir dizi çıkıyormuş. Bir tek fragmanını gördüm otobüste giderken.
Merak ettim, öyle bütün kıvrımlarını fıstık gibi gösteren, mis gibi de göğüs dekoltesi olan çok şahane bir kırmızı elbiseyle doğu bölgelerinin neresinde kıvırta kıvırta yürüyebiliyormuş kızlar ?

Biraz sahici olsalar ne iyi olurmuş. (fragmana yönelik konuşuyorum tabi sadece)





28 Eylül 2011 Çarşamba

TURŞU

Evet bunu yaptık. Pazara gittik, turşuluk malzemeleri aldık ki 4 levent pazarı bu konuda gayet yetersizdi. Okula bu poşetlerle giriş yaptık. Sirkeler kaya tuzları falan eveeeeet.
Yurda da böyle girdik, ve hiç vakit kaybetmeden kolları sıvadık. Elbette bu ilk deneyimimiz olduğundan  mütevellit bir takım aksilikler olmadı değil. Bir kaç tabak çanak kırdık. Ve zafere giden yolda her şey mübahtır  da demedik yani, her yerel duygularla donanmış Türk kızı gibi "nazar çıktı nazar" dedik :)



Efenim, ben karışık turşu yaptım. Şöyle ki, kırmızı biberi halka halka doğradım, turşuluk salatalıkları yıkadım, tatlı ve acı biberlerimi yıkadım, hemen yanımda lahana turşusu yapan arkadaşımın  haşladığı lahanalardan da azcık çaldım. 2 baş sarımsak soydum, acurları da yıkadım. Bu saydığım turşuluk sebzeleri kavanoza yerleştirdim sıkı sıkı. Sonra neredeyse yarısına kadar dolacak şekilde üzüm sirkesi koydum içine, geri kalan boşlukları da bir kapta ayrıca hazırladığım su ve kaya tuzu karışımıyla doldurdum. Su tuz oranına gelince tamamen içgüdüsel hareket ettim. Bir kere suyun çözebildiğinden daha fazla tuz koydum, bu kesin. Garanti olsun diye, en üstüne de katı katı tuzları koydum. Kavanozu kapamadan elbette kereviz yapraklarını unutmadım (en sevdiğim). Turşular bizi utandırmasın diye de epey bir dua ettik yaparken. Güzel sözler söyledik tutsun diye. Kavanozun kapağını kapayınca bir süre ters çevirip beklettik, sirkeyle tuzlu su karışsın diyerekten. Şimdi de turşuları düşünmeden edemiyoruz. Acaba nasıl olcak diye çatlıyoruz meraktan. Açınca yine yazarım.